6 Nisan 2009 Pazartesi

cadı travesti


Oyun devam edecek mi? Şimdi “Cadının Bohçası” turneye çıkıyor, adı da “Cadının Bohçası Yola Çıktı”. İstanbul'da da farklı bir oyun geliyor, büyük ihtimal adı “Cadının Bohçası Yolda Kaldı” olacak. “Aklına 'öteki' ile ilgili gelen her kimlik bende mevcut: Kadın, travesti, Kürt, kara, feminist...” Esmeray gerçek adınız değil tabii. Artık adım Esmeray. Öbür adımı ben de unuttum. 1972'de Kars'ta doğdum, 15 yaşımda da İstanbul'a geldim. 18 yaşından beri Kars'a hiç gitmedim. Aklına “öteki”travesti ile ilgili gelen her kimlik bende mevcut: Kadın, travesti, Kürt, kara, feminist... Aileniz, anneniz-babanız? Annemi arada sırada görüyorum, babamı 20 yıldır hiç görmedim. Altı kardeşiz; erkekler hariç, kız kardeşlerimle görüşüyorum. Bütün kardeşlerim evli barklı. Abilerimle aram pek iyi değildi zaten, bu durum beni çok yaralamadı. Kaç yaşında geldiniz İstanbul'a? 15 yaşında. Her işi yaptım. İstanbul benim için bir kurtuluş olacaktı, bunu biliyordum. Ben 7 yaşına kadar kendimi kız zannediyordum. Farklıydım yani. Erkeklerden hoşlandığımı keşfettim. İstanbul'da önce dayımın evinde kaldım. Yağlı boya yaptım, lokantalarda çalıştım ama sürekli tacize uğradım. 16 yaşında eşcinsel gruplarla tanıştım. 18 yaşımda da travesti olmaya karar verdim. Ve artık kadın gibi dolaşmaya başladım. Ama ameliyat olmadınız. Olmadım. Ben gerçi psikolojik olarak buna her zaman hazırdım ama maddi sorunları çözemedim. Bir gün etekle sokağa çıktım... Ailen sahip çıkmıyorsa, eğitimin yoksa, evin yoksa, kendini bulabileceğin tek yer var: Seks işçiliği. Başka yolu yok bunun. Bu sefer orada da başka bir mücadele başladı tabii... Hem de ne mücadele... Bir kere namus sorunu oluştu kafamda. Ben feodal bir yapıdan geliyorum. Kemikleşmiş “kadın-erkek” rolleri ve namus kavramını yıkmanın imkanı yok. İlk gün “Eski Mehmet öldü, artık Esmeray'ım” dedim. Ama bu işi hiç sevmedim ve beş yıl acı çektim. “Buradan nasıl kurtulurum?”un yolunu aradım. Beş yıl boyunca... Evet. Tarlabaşı, Merter, Harbiye; her yerde işe çıktım. O zaman internet yoktu, şimdi seks işçileri internet üzerinden çalışıyorlar. Polisin her tür şiddetine maruz kaldım. Gözaltı, saç kesmeler falan. Hep acı çektim... O sırada kadınlığın ne demek olduğunu anladım. Nasıl kadınlık? Ev taşıyorduk, ortada masa kalmıştı. İşçiler aşağıdaydı, ben de masayı kaldırdım. İşçiler içeri girmiş, beni gördüler. “Yenge dur, belin ağrıyacak” dediler! Bu zarif bir hareket, kadına değer vermek değil mi? Hayır, tam tersine, erkek gücünün altını çiziyor. Ben o günden sonra bu işin üstüne gittim. Pınar Selek'le tanıştım. Atölye süreci çok yazıldı zaten, sokaktan çöp toplayıp eşyalar yapıyorduk. Sonra kitap okumalar başladı. Biraz kendimizi geliştirdik. Sonra da ÖDP'ye üye oldum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
ankara travestileri - istanbul travestileri - izmir travestileri - antalya travestileri